Son Kaybımız


Mehmet Kabasakaloğlu
21.05.2015

Anket

Siteye nereden ulaşıyorsunuz

Nikfer
Nikfer
8% [1 Oy]

Denizli
Denizli
33% [4 Oy]

Denizli Dışından
Denizli Dışından
42% [5 Oy]

Yurt Dışından
Yurt Dışından
17% [2 Oy]

Oy: 12
Oy vermek için üye girişi yapmış olmanız gerekmektedir.
Başlama Tarihi: 17/12/2012 14:48

Anket Arşivi

Site İstatistik

Üye Sayısı: 520
Haber Sayısı: 408
İnceleme Sayısı: 211
Resim Sayısı: 223
Yorum Sayısı: 325
Dosya Sayısı: 11
Website Sayısı: 10

Başlık Sayısı: 171
Mesaj Sayısı: 254
@

Son Çevrimiçi Üyeler

> nikfer 3 hafta
> buayapoker 3 hafta
> ORHAN AFACAN27 hafta
> NazB35 hafta
> tangkason...38 hafta
> gembalapoker39 hafta
> Jessy Lim51 hafta
> michaelbjp53 hafta
> nikfernik 57 hafta
> koltuklari80 hafta

> Çevrimiçi Ziyaretçiler: 5
> Toplam Üye Sayısı: 520
> En Yeni Üye: buayapoker

Etkinlikler

<< Nisan 2018 >>
Pzt Sa Çrş Prş Cm Cts Pz
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30            

Etkinlik Yok.

Puan Durumu

İlgili

Mollasan DEĞİRMENCİ (Molla Hasan)


Mollasan DEĞİRMENCİ (Molla Hasan)


Mollasan Değirmenci 1880 li yılların başında Nikfer de doğdu. Adı Hasan'dır. Eskiden dini eğitim veren ve şimdiki fakülte seviyesinde olan medreselerde, dini eğitim alanlara Molla denirdi. Mecazi anlamda ise dini yönü ağır basan kişilere molla lakabı verilirdi. Burada da Mollasan'a dini eğitim almak için medresede okuduğundan mı? yoksa dini yönü ağır bastığı için mi? Molla denildiğini bilemiyorum. Ancak Nikfer'de konuşulan konuşma ağzına göre, bazı kelimelerde ses düşümü olduğundan, Molla Hasan yerine daha kolay söylenebildiğinden Mollasan şeklinde söyleniyor. Nikfer'de konuşma ağzı bakımından bu ses düşümlerine çok rastlanır. Ben edebiyatçı değilim, anlamamda zaten, ama gözlemim olarak söylüyorum. Nikfer'de ve yöremizde özellikle "h" harfleri kelime arasına geliyorsa –h- söylenmeyerek kelime kısaltılıyor. Ahmet'in Amat, Mehmet'in Memet olarak söylendiği gibi. Benim tahminim –h- harfinin söylenişi yani harfin ağızdan çıkış yeri genizde yani küçük dile çok yakın olarak dil geriye çekilerek boğaz kısılıyor ve ciğerdeki nefes boşalıyor. Ciğerdeki nefesi ekonomik kullanarak konuşmak daha kolayımıza geldiği için –h – harfini pek kullanmayız. Neyse bu benim konum değil.

Mollasan 1921 yılında köyümüze muhtar oluyor. Oluyor diyorum çünkü; bu muhtarlık bir seçimsonucu yapılan bir muhtarlık değil. Neden seçim yapılmadığını anlayamadım. Bir önceki muhtar Hacı Gadı Ahmet'in Nikferin bir karanlık eşkiyası olan Naboğlu tarafından öldürüldüğünden ve halkta bir bıkkınlık, korku sonucu muhtarlığa aday olan olmadığından seçim yapılmadığını tahmin ediyorum. Çünkü hala dağlarda asker kaçakları bulunmaktadır. Başka bir neden ve açıklama bulamıyorum. Bütün Türkiye'de olduğu gibi Nikfer 'de de bir değişim var ve halk çekiniyor. 1900'lü yılların başından itibaren, halktan sevilen sayılan ve sözü dinlenen büyükler bir muhtar adayı belirleyip onu muhtar olması için ikna ederek seçim yapıyorlar. Muhtarlık seçimlerine fazla adayla gidilmesi 1940 lı yılların başlarında görüyoruz. Daha önceleri dediğim gibi büyükler kimin muhtar olmasını istiyorlarsa, onu ikna ederek muhtar yapmışlar. Bu gelenek 1939 yılına Mustafa SINICI 'nın muhtarlık adaylığına kadar böyle gelmiş. O zamana kadar bütün muhtarlarımız isteyerek muhtarlık yapmamış. Hani günümüzde kurt politikacılar
"Ben aday değilim ama partimin ve milletimin verdiği görevden kaçmam"
diyorlar ya onun gibi bir şey. Göreve talip olunmuyor ama ikna edilirse görevden kaçılmıyor. Kaymakam
( O zamanlar kaymakam'a İlçebay deniyor)
kendi araştırması sonucu Nikfer'de sevilen sayılan muhtarlık yapabilecek isimlerden biri olan Mollasan'ı çağırıp muhtarlık mührünü teslim ediyor. Yani kaymakam Mollasanı muhtar tayin ediyor. Mollasan'ın muhtarlık azaları hakkında da bir bilgiye ulaşamadık Belki de azaları yoktu. 1924 yılında muhtarlığı bırakıyor. Nikfer halkı da 1924 yılında Nuri çavuş'u seçimle iş başına getiriyor. Gelecek yazımızda da Nuri Çavuş'u anlatacağım.

Yukarıda söylediğim gibi Mollasan sevilen sayılan birisi.Çevre köyler tarafından da iyi tanınıyor. Çok zengin varlıklı biri olarak anlatılıyor. Ancak oğlu Mehmet DEĞİRMENCİ
(Halen Denizli'de yaşıyor. 85-86 yaşında . Nikfer'in eski esnaflarından olup sonraları Denizli'ye taşınmış 1950 yıllarında otobüs şirketi sahibi olmuş bir işadamı)
nin anlattığına göre gönül zengini biriymiş. Zenginliği paradan değil mal zenginliğiymiş. Oğlunun ifadesiyle ambar zenginliği. Ama yine de o zamanlar Nikfer'de para olarak ta zengin sayılabilecek bir varlığa sahip. Elbette malı çoksa parası da vardır. Çok seviliyor. Çünkü kendisi varlıklı olmasına rağmen, fakir ve muhtaçlara yardımıyla ünlü bir gönül zengini. Yokluk çeken halktan kapısına arpa buğday istemeye gelenleri kapısından hiç boş çevirmemiş. Toprakları çok olduğundan o zamanın köyümüzde en önemli çiftçisi. Toprağı işleyecek öküzleri arabaları olan ve yanında devamlı olarak işçi çalıştıran bir ziraatçı. Oğlu Mehmet;
"Yanımızda devamlı olarak hem ev, hem tarla ve hayvanlara bakacak işçiler olurdu"
diyor.

Muhtarlık dönemi ile ilgili Nikfer'de önemli bir olaya rastlamıyoruz ama Türkiye'de tarihimizde en önemli olayı olan Cumhuriyetimizin ilanına denk geliyor.. Muhtarlığından çok zenginliği ile tanınıyor. Nikfer'de yoksul çok, özellikle birinci dünya savaşı ve kurtuluş savaşı yıllarında tüm Türkiye genelinde olduğu gibi köyümüzde de yoksulluk ve kıtlık halkı perişan ediyor. Öyle ki dağdaki çalı pelitlerinden, arpadan ve yaban(çöğür) armutundan ekmek ederler onu yemeye çalışırlarmış. Hayvanların yiyeceği için de dağdaki özellikle yüksek yerlerde Boz dağ da yetişen
"Geven"
denen otları toplarlar onu ezerek hayvanlarına yedirirlermiş. Geven çalı türü bir bitki gövdesi ağaçsı sert ama ezilebilen, ezildiğinde de yumuşayan bir bitki. Yani hayvanlarına odun yedirmişler.

Ben yazılarımda yoksulluktan ve kıtlıktan çok bahsediyorum ama inanın halk o zaman çok fakir. Lütfen bu konuları büyüklerinize sorun onlardan bu konuda bilgi alabilirsiniz. Hatta aldığınız bu bilgileri bana yazarsanız memnun olurum. Çünkü 1910 dan sonra Osmanlı topraklarında fakirlik ve kıtlık var. Herhalde kıtlık(Yokluk) gençlerin cephelerde oluşu nedeniyle tarlada çalışanların azlığından olsa gerek. Buğday dan başka besin yok. Hem topraklar verimsiz hem de çalışacak genç yok denecek kadar az. Üstelik yetiştirilen üründen de Türkiye'nin şartlarına göre fazla vergi alınıyor.Bu vergi de öşür vergisi.Öşür sözlükte ondalık olarak geçer tahıl ve zirai ürünlerden alınan vergidir.

Köyümüzde bütün muhtarların döneminde olduğu gibi Mollasanın da muhtarlığında asker kaçakları vardır. İmamın Osman'ın Süleyman da (Nikfer'li ve Durmuşların akrabası )o dönemde asker kaçağıdır. Kendisi aynı zamanda varlıklı bir ailedendir. Mollasan onu da kendisi gibi yoksulları yardım etmeye zorlar.
"Sende var ama halkta yiyecek yok, yoksullar ne yesin"
diye onu ikna etmeye çalışmış hatta biraz zorlamış. Süleyman buna yanaşmayınca muhtar Süleyman hakkında zabıt tutmuş. O zamanlar birisi hakkında muhtar zabıt tuttuğunda bu kaymakam tarafından da ciddiye alındığından zaten asker kaçağı olan Süleyman dağa çıkıyor. İmamın Osman'ın Süleyman'ın hikayesini ilerde size anlatmaya çalışacağım.

Mollasan dini bilgiler bakımından hoca sayıldığından mahalle odasında gençlere ve çocuklara dini bilgiler vermeye çalışmış mahalle odasında namaz da kıldırırmış. İlk hanımı ölünce ikinci defa evlenmiş ve iki hanımından 6 çocuğu olmuş. 1949 Yılında vefat etmiş. Oğlu Mehmet DEĞİRMENCİ babamın bana en önemli vasiyeti
"Toplum önüne çıkma, sakın ön adam olma"
dır diyor. Acaba sizce doğru bir vasiyet midir? Tartışmaya değer sanıyorum. Çünkü zamanında halk tarafından kendisinin Nikfere güzel hizmetleri olabileceği kanaatiyle muhtarlık ve belediye reisliği teklif edilip atalarından bu şekilde vasiyet aldığı için reddeden bazı büyüklerimi biliyorum. Hatta bu tür vasiyetler aldığını öne sürerek hayatı boyunca bir oy bile kullanmayan insanlar var Nikfer'de. Yaşı halen 60 lar da olan bu insanların kararlarını bir daha gözden geçirmelerini dileyerek yazıma son veriyorum. Sağlıkla kalın.


Yazar:Kenan Bacanlı Kaynak:www.nikfer.de
Henüz yorum yazılmamış.

Yorum yaz

Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.

Oylama

Sadece üyeler oylayabilir.

Oy verebilmek için lütfen üye olun ya da üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.